16. Gazeteci: (I) – – –
Yazar: Değişen, başkalaşan, yabancılaşan dünyada biraz daha geriye gidiyorsunuz ister istemez. Bu geriye gidiş
anılara sığınma, geçmişin mutlu günlerinde kendimizi avutmadır aslında. Bu sayede günümüzü biraz daha renkli
kılmış oluyoruz. Öykülerimde buna parça parça yer vermiş olmamın nedeni budur. Çevremde gördüklerimden
ziyade geçmişte yaşadıklarımı yansıtmayı tercih ediyorum.
Gazeteci: (II) – – –
Yazar: Ben bu düşünceyi destekleyemem. Çünkü değişik türlerde yazanlar var ve her türde başarılı olmuşlar.
Mesela şair Necati Cumali’nin çok güzel şiirleri var, hikâyeci Cumalı’nın çok güzel öyküleri var, yine Cumalı’nın
çok güzel tiyatro oyunları var. Eğer yapabiliyorsa, başarılı olacağına inanıyorsa niçin kendini sınırlasın ki insan?
Bu diyalogda numaralanmış yerlere aşağıdaki sorulardan hangileri getirilmelidir?
A) I. Hikâyelerinizde sık sık geçmişe dönmenizin nedeni nedir?
II. Necati Cumalı’nın değişik türde eserler vermesinin sanatını olumsuz etkilediği düşüncesine
katılıyor musunuz?
B)
I. Geçmişe özlem, değişen dünyanın bir gereği midir?
II. Değişik türde eserler vermek sizce olumsuz bir durum mu?
C)
I. Öykülerinizi oluştururken naslı bir yol izlersiniz?
II. Sizce sanatçı sadece bir alanda mı uzmanlaşmalı?
D)
I. Öykülerinizde geçmişi öne çıkarmanızın nedeni nedir?
II. Sanatçının sadece bir türde yazması gerektiği görüşüne katılıyor musunuz?