Cevap :
Cevap:
Merhabalar,iyi akşamlar
İnsanlığın var olması için beslenmesi, gıdasını iyi alması ve güçlü kuvvetli olması gerekiyor.
Dünya, 2014 yılı ile birlikte kuraklık tehlikesi altına girdi. Gerçi, Türkiye ve Bursa için kuraklık tehlikesi pek tehdit olmasa bile, mevcut hava koşulları nedeniyle 2015 yaz aylarında belki susuzluk sıkıntısı yaşanılabileceğinin alarmı veriliyor.
Bunun çeşitli etkenleri var. Kuraklığın en büyük etkeni ise, çevre kirlenmesi ve ormanların, yeşil alanların yok edilmesi. Siz, ne kadar ceza getirirseniz getirin, aklına koyanlar, ormanın içine de yeşil alanın göbeğine de kaçak inşaatı yapıp, buraları işyerlerine ve rantiyecilerin kullanımına sunuyor. Kimse, bu yapılanlarla ilgili hesap sormuyor.
Yada bu kişilerle, ormanları, çevreyi ve yeşil alanları korumakla görevli olanlar ortak işbirliği içinde çalışıyorlar.
Sonra, çevre sorunları baş gösterip, kuraklık tehlikesi alarm vermeye başlayınca, aklımız başımıza geliyor. Tehlike geçtikten sonra, “nerede kalmıştık?” misali, yeşil alanların ranta kurban edilmesi aynen devam ediyor. Çevreyi kirleten işyerleri ve sanayi kuruluşlarıyla ilgili vurdumduymazlık aynen devam ediyor.
Hem Avrupa Birliği giriş kriterleri, hem de daha bilinçli bir toplum yaratmak adına, doğaya ve çevreye önem verilmesi ile cezalarda caydırıcılık ilkesine bağlı olarak arttırılıyor. Son olarak 29 Ocak 2014’de Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Çevre Kanunu’nca verilecek idari para cezalarında önemli bir artış yaşandı. Yönetmeliklere aykırı olarak tehlikeli atıkları toplayan, ayıran, geçici ve ara depolama yapan, geri kazanan, yeniden kullanan, taşıyan, ambalajlayan, etiketleyen ve bertaraf eden tesislere bir milyon 759 bin liraya kadar para cezası uygulanabilecek. Yayınlanan tebliğ hakkında açıklama yapan EKOÇED Çevre Danışmanlık Şirket Müdürü Nursel Kaleoğlu, “Yeni tebliğe göre ÇED izni olmadan faaliyete geçen projelerde yönetmelik harici hareket edenlere projenin yüzde 2’si oranında ceza uygulanacak. ÇED sürecinde verilen taahhütnameye aykırı davrananlar ise her bir ihlal için 17 bin 500 lira ceza ödeyecek. Beyanname verme zorunluluğu cezaları da 10 bin liraya yükseldi” dedi.
Çevremizin temiz olması, yer altı sularının çoğalmasına, doğal kaynakların artmasına, sağlıklı beslenmemize ve doğal ortamda sağlıklı yaşamımıza katkı sunuyor. Çevrecilik lafta değil, sözde değil, gerçekte olmalı ki, kirletenlerin aklı başına gelsin. Yoksa, üç beş kişinin idealist gözle bakarak gerçekleştirdiği çevre mücadelesi pek başarı elde etmiyor. Bu mücadeleye halk desteği, hem de tam halk desteği sağlanmalı.
Açıklama:
En iyi seçer misin <333